Sözcü yazarı Saygı Öztürk, “Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş ‘Foncu’ eski bir bakan tarafından ‘İstisnai kadro’dan memur yaptırılmış. Aynı kişinin Beyoğlu, Pendik ve Esenyurt Belediye başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu öğreniyoruz. Bu arkadaş parayı koymak için evinin dışında bir daire kiralamış, oraya kasalar koymuş. Sonra balya balya paralar bulunmuş. Kim bilir önceki görevlerinde neler yaptı neler…” diye yazdı. Öztürk, “Esenyurt Belediye Başkanlığı’na kayyım olarak atanan Can Aksoy’a ne demeli? Yardımcısı balya balya rüşvet alırken, hiç mi duymadınız, hiç mi size ihbar gelmedi, hiç mi denetim yapmadınız, yaptırmadınız” diye sordu.
Kayyım Can Aksoy tarafından yönetilen Esenyurt Belediyesi’nin Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş, belediyeye yönelik yolsuzluk operasyonunda iki farklı evinde yüksek miktarda döviz ele geçirildikten sonra tutuklandı. Bu arada, Esenyurt Belediyesi kayyımı Can Aksoy görevden alındı, yerine Van Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Ulaş Akhan atandı.
Rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş‘a, fon krizinde görevden afla alınan eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya tarafından istisnai memuriyet verildiği öne sürüldü.
Gazeteci Nagehan Alçı’ya konuşan Kaya ise iddialar için, “Benimle hiçbir ilgisi yok. Benim dönemimde herhangi bir referansım olmadı. Benden sonra bakanlığa girdiyse bununla ilgili de bilgim yok” dedi.
Sözcü yazarı Saygı Öztürk, “Sahi ne olacak bu gençlerin hali?” başlıklı yazısında, söz konusu iddialar hakkında şunları yazdı:
“Evinde yüzlerce milyon lira rüşvet parası çıkan Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı Yusuf Ulutaş “Foncu” eski bir bakan tarafından “İstisnai kadro”dan memur yaptırılmış. Gazeteci Fuat Uğur, Ulutaş’ın 2019 yılında o bakanın (Adını veriyor) referansıyla “İstisnai kadro”dan yani sınava girmeden Aile Bakanlığı’nda müşavir yapıldığını belirtiyor. Uğur, bunu videosunda da anlattı.
Aynı kişinin Beyoğlu, Pendik ve Esenyurt Belediye başkan yardımcılığı görevlerinde bulunduğunu öğreniyoruz. Bu arkadaş parayı koymak için evinin dışında bir daire kiralamış, oraya kasalar koymuş. Sonra balya balya paralar bulunmuş. Kim bilir önceki görevlerinde neler yaptı neler…
Esenyurt Belediye Başkanlığı’na kayyım olarak atanan Can Aksoy’a ne demeli? Yardımcısı balya balya rüşvet alırken, hiç mi duymadınız, hiç mi size ihbar gelmedi, hiç mi denetim yapmadınız, yaptırmadınız? Eğer duymadınız, sizin bunlardan haberiniz yoksa bu vatandaşın kayyıma karşı da güveninin olmadığını ortaya koyar.
Yusuf Ulutaş’ın arkasında önemli siyasi güç var diye mi kayyım başkan dokunmayıp sessiz kaldı? Yoksa, belediye başkanının, belediyede bu kadar rüşvetler alınırken bir şey duymaması olacak şey değil. Bu da ayrı bir rezalet. Can Aksoy’un söyleyecekleri varsa buyursun…
İstisnai kadro konusu son derece önemli. Büyük haksızlıklar, hukuksuzluklar yapılıyor. Eğer, Cumhurbaşkanı, emrindeki Devlet Denetleme Kurulu’na istisnai kadrolarla ilgili bir inceleme yaptırsa, bu konuda gösterdiği duyarlılığın gösterilmediği, genelgesinin gereğinin yerine getirilmediği konusunda kendisine önemli bir rapor sunulacaktır.
Fon skandalı ortaya çıktığında bakıyorsunuz 25-28 yaşlarındaki gençlerin yatları, katları, lüks otomobilleri, tekneleri var. Yozgat deyimiyle “Parayla sülenke oynuyorlar.” Bir tarafta ise iş bulmak umuduyla sınavlara girip, çaresizce bekleyen gençler. Bunu vicdanlar nasıl kabul eder? Bir tarafta fondan 20 milyar lira kazanan, ortalıktan toz olanlar, bir yanda kuru ekmeğe muhtaç olanlar… Türkiye bunu nasıl kaldıracak?
( ALINTI www.sozcu.com.tr/sahi-ne-olacak-bu-genclerin-hali-p371476 )